Kahrolsun ve kahretsin.
yapma!
ne güzeli ne de kötüyü ciğerine çekme
sen yaşayan ve yaşayacak olansın.
bu bir itiraftır. kahretsin.
öldürülmeyi unutulansın.
örtülmeye şayan 70 kilogram et, 206 kemik, bir gönül ve birkaç yaradan ibaretsin.
bu yüzden sancıyla varoluşun.
oysa yokluğunun hakkını ağıtlarla değil, bıraktığın kimsesizlikle konuşmamız gerekir.
ne garip değil mi gereklilikler ve güzellikler. her şeyin en saf yerini istiyor insan. oysa hala yok anlayan.
şimdi bunları anlatmak isterdim. bilmem kaç gündür nolduğunu anlayamayışım. ürkek bir serçe kalbi gibi titreyişimi anlatmak isterdim.
ne önemi var
bak demiştim, her şey bir masalın kötü sonu ve baş kahramanla iliştiriliyor.
ne bu masal miras bırakılacak kadar dillere destan,
ne de bu dünya artık çivisi yerine çakılmayı hak eden bir gezegen.
anlatmadıkça
anlaşmadıkça
-burak a.
darlandım