Tag Archives: edebiyat

Bilmek uzerine

Ne oldu biliyor musun?
Bilmezsin.
O gunden sonra hicbir sabaha uyanmadim. Uyandirildim
Gecenin tekinsizligine bir de sessizlige boguldum.
Iyi misin dediler
Cevap vermedim
Bilmiyordum cunku
Insan bilmedigi seyler hakkinda konusamaz.
Ben bir dar agacina asilmadim belki
Ama bin defa dugumlendim
Cunku intihar haramdi.
devamini oku

Dünün sabahinda

Bügün de ölmedim.
Düne uyandığım gibi tüm hayatım üzerine bahse girdim.
Öksürdüm. Ciğerlerimden.
Hiçbir veda hoş olmadı.
Hepsi tabelalar kadar renkliydi tanışmalarımızın.
Metropol kadar nemli
Mavi kadar umutsuzdu.
Ben menekşemi öldürdüm.
Kalbim daraldı
Nefesim kesilmedi.
Mahallenin orta yerinde ayağım takıldı.
Sözlerine yenildim.
Bahar geldi sonbaharı sordu,
Bilmiyorum dedim.
Sen o kapıyı çekip
Siktirolup giderken
Çok bekletmedim umarım.

Sinek Isırığı

Haydi gel beraber bağıralım şu Marmara Gölü’ne !
Beraber anlatalım el ele her ne var ise ve her nerde her nasıl olmadıysa.
Hüznün yaşanmasına dahi müsaade yok artık bu ülkede, hüzünler yasak.
Bir arkadaşım müslüman bir erkeğin aşk acısı olmaz ‘Sevdadır o Sevda’ demişti.
Annemin sinek ısırmıştır demesi gibi.
Ey müslüman genç sana Aşk acısı da yasakmış 
-balta

Günler 25 Saat

Elimde tuttuğum kalem titriyor.

Sahi titreyen kalem mi, elim mi?

Ya da, ya da yürek mi titreyip duran uzuv?

Yazım en az kendim gibi, ruhum gibi çirkindir.

Ben kendimi sevmem. Zaten Leyla’da beni sevmez, hatta Aslı’da ve hakeza Züleyha bile sevmez.

Ağzımda Allah’ın belası bir küfür, ağzımda bozuktur kol saatim gibi.

Kendimi kendimden saklayamıyorum, her yerde buluyor beni. Ağaç arkasında, kafe köşesinde, beynimin içinde yakalıyor kendim kendimi.

devamını oku